TÜLİN ŞAHİN, BEREKETİ...
YURT DIŞINDAKİ TANITIM YÜZÜMÜZ TÜLİN ŞAHİN, UĞUR GETİRDİ. KAMPANYANIN YAPILDIĞI ÜLKELERDEN TÜRKİYE`YE GELEN YABANCI TURİST SAYISINDA ARTIŞ GÖZLENDİ
Türkiye`nin bu seneki tanıtım yüzü Tülin Şahin olmuştu. Fotoğraflarının kullanıldığı afişlerle birçok ülkede boy gösteren ünlü manken, Türkiye`ye bereketli geldi. Yurt dışındaki tanıtım kampanyalarımızı üstlenen DDF International, 2010`un ocak v ...

--------Düğümlendim------------------------------
Her bir düğümü tek tek çözmeye çalıştıkça ellerimle, yeni düğümler oluşuyor adeta, hiç çözülmeyecekmişçesine.. bu kez her şey daha zor... aslında zor olan ne sensin ne de hayat. zor olan benim.artık zor geliyorum kendime.. yoruldum... bir daha düşersem, ayağa kalkamıyacağımı, hissediyorum. belki uzatacaksın elini ama, bu kez ben tutamayacağımı, biliyorum... gözümün bebeğinde, yüreğimin en saklı yerindesin sen. kimselere göstermiyorum seni, hatta bazen kendimden bile gizliyorum. varsın aklım sensiz bilsin yüreğimi... yokluğun içimi acıtıyor. buna rağmen kal istiyorum, içimde bir yerlerde. sanki seni çıkarıp atarsam, tamamen kaybolacakmış gibi geliyor sana dair ne varsa. sana ait olan izler silinip yok olacakmış gibi, senli kelimeler yazamayacakmış gibi kalemim bir daha.. her tutunmaya kalktığımda sana, dipsiz kuyulara çekiliyor ruhum. çıkmaya çabalarken gücüm tükeniyor gitgide. bir gün temelli bitecek, fark ediyorum.. tüm şarkılarım, tutsak olup sensizliğe, yüreğim kanıyor çığlığa dönüşüyorlar içimde. yüreğimle bağırıyorum, sen duymuyorsun, sen bilmiyorsun.. bir zamanlar gecelerimi aydınlatan gözlerin, şimdi karanlığa çağırıyorlar beni. kapatıp gözlerimi, düşlerimde buluyorum seni. açtığımda yine gidiyorsun. ve ben yine karanlıklara uyanıyorum. ve üşüyorum... beni üşüten ne ayazları kışın, ne de yalnızlığım. yokluğun üşütüyor beni, bir yandan yakarken yüreğimi.. zehir sözlerin geliyor.. canımın içi göremezsem gözlerini, hiç aydınlanmayacak günlerim.. bunu da biliyorum, can bu can tutamazsa ellerini, hiç ısınmayacak yüreğim... sorma neden geri dönmediğimi unutmuş olamazsın bana söylediklerine ıncindim kırıldım acı sözlerinle yıkıldım. ınanmanı isterdim bütün kalbinle…. olur ya, hani hayal ya belki istesen, ben de söylesem hani dilimde kaybolmasa da, ortaya karışık şöyle, laf arasında... bir yıldız düşse bir dilek olsam senin dilinde... hani olur ya, aşk desem sen dersin, hani umut ya.. artık çok geç başımda avuçlarım, avuçlarımda aklımın içinden seni ayıkladım, içime terledi gözyaşlarım, yutkunamadım. yüzüme vurdu yalnızlığımı yüreğim, kırıldım, kırıldıkça kırka yarıldım, topladım senden kalan kırk parça kırığımı yerine yamadım. aklımdan ayıkladığım seni yanıma aldım, ne soğuk işledi içime, nede yağmurdan ıslandım. ay`ın aydınlatamadığı sokakları bir bir adımladım. kaldırım taşlarıyla oyun oynadım; ah zehir zembelek sözlerini akıttın yüreğime canom neden? biliyormusun balım bazen hüzünse yaşamak, gölgenin hüznüme düştüğü yerdeyim..." parmak uçlarımdan kağıda sızan susup, yuttuğum iç çekişlerim. sensizken sessizim ki yokluğunda bütün seslerim ıpıssız. dilimin darağacında kurşuna dizdiğim cümleler senin, sustum, sustuğum bütün kelimelerden seni kustum. boynu bükük paragraflar dizdim kağıtlara, yetim kalmış mısralar karaladım sana satır satır seni kanadım, elim yüzüm kıpkızıl, anlatmak istedim ayrılığa çıktı bütün kelimelerim... sen zamanım.. ne terk etmeyi istedim seni, ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. senin kadar öfkeliyim ben de. senin kadar endişeli... bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana ama inandıramadım seni. sen, sorgularken beni kafanda ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. bir tek sözün bağlardı beni sana, oysa sen hep susmanın koynunda. aşkın içine bir kez girdi mi kuşku, teslim alır bedenleri de. sütten çıkmış ak kaşık değildim ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. o dünya ki bazen minicik bir odada bazen kentin ortasında şekillendi. nasıl da güzeldi... zaten varsın diye her şey güzeldi ama sen buna inanmadın. ah bu sorular.. .evet tek sözün beni çok düşündürdü bıkmışın benden yorulmuşsun bir daha beni aramasın demişsin ne kadar zarar vermişim sana meğer. nasıl değiştirmişim seni. yazmışsın ben her şeyi biliyorum ama? ah balım senin bilip de benim bilmediğim? rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık. gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan. biliyor musun bir tanem! gidişim yürekten değil, zorunluluktan. sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. sanma ki, benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım. sen de götürürüm yüreğimde. her zaman yokluğunu taşırım. bulup, bulup kaybettim seni bebeğim. ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını. ne yazık ki, kalamadın bana. öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın. nefesim bir gün gelmeyeceğimi düşünme.. acılarında yüreğinde bulamazsan beni arama beni; zifiri karanlıklardayım. gelmeyeceğimi düşünme asla. bir gün güneşe çıktığımda kahverengi gözlerini bırakacağım yüreğime. gülüşünle baharları sunacağım gözlerine.. ellerin yangın, gözlerin fırtına yeri olsa da gelmeyeceğimi düşünme.. acılarında yüreğinde bulamazsan beni arama beni; zifiri karanlıklardayım. gelmeyeceğimi düşünme asla. bir gün güneşe çıktığımda kahverengi gözlerini bırakacağım yüreğime. gülüşünle baharları sunacağım gözlerime.. ellerin yangın, gözlerin fırtına yeri olsa da yeminliyim bir gün bir avuç güneşimle sana gelmeye..